|
Klimanjaro Afrikanın en
yüksek dağı.
3 derece 4 dakika güney enlemi
yani
Ekvatorun
330 km güneyinde.
Tanzanya-Kenya sınırında ve tam bir
volkan. 1977 yılında turizme açılmış. 1989
yılında ise milli park olarak tanimlanarak
koruma altına alınmış.
Ticari rüzgarların etkisiyle
yılda iki kez kuvvetli yağış altında.
Mart –Mayıs arası dağ eteklerinde yağmur ve
yukseklerde kar yağmasına karşılık
Haziran –Eylül
arası geceler soğuk ama gündüzleri
hava tamamen açık.
Kasım –Aralik
neredeyse gece gündüz yağışlı
Ocak-Şubat
sıcak ve yaz yağmuru olarak adlandırılaın
sağnak yağmur geçişli.
Bu durumda tırmanış için en
uygun zaman Eylül ve Ocak ayları. Aradaki
farkı birer cümle ila açıklamak gerekirse;
Eylül « Aniden bastırabilecek yağmur ile
sırılsıklam olmamak için gerekli tedbirleri
almalısınız »
Ocak « Kenya'da uçaktan indiğinizde üzerinize
saç kurutma makinası tutulmuş gibi hissedersiniz
»
Gidiş : Istanbul – Nairobi (KENYA) uçuşu 6 saat,
sınırı geçip
Arusha (TANZANYA) 6 saat
Ertesi gün KLIMANJARO NATIONAL PARK
a giriş.
|
|
YAZILI OLARAK
DAĞITILAN KURALLAR
-
Zirveye çıkmak isteyenlerin
fiziksel olarak bunu yapabilecek durumda
olmaları gerekir.
-
Eger
nefes alma probleminiz varsa 3000 m den
yukarı çıkmayınız.
-
10 yaş ve altında olanlar
3000m üstüne çıkamaz ve israr edilemez.
-
Kalp ve ciger sorunu
olanlar doktor kontrolu olmaksızın yürüyüş bile
yapmamalıdırlar.
-
Yüksek irtifaya adaptasyon
icin kendinize zaman tanıyın ve yavaş hareket
edin
-
Günde en az 4.5 litre su
icin ve meyva ile takviye edin
-
Kendinizi hasta
hissettiğinizde, yüksek irtifa rahatsızlığı
olduğunda kurtarma ekibi size yardımcı olur.
-
Kamp alanı olarak
belirlenmiş yerler dışında konaklamak tehlikeli
ve yasaktır.
-
Her tırmanış ekibi rehber
almak zorundadır.
-
Grup halinde hareket edin
asla tek başınıza yürümeyin.
-
Yük taşıyıcıların
kapasitesi 25 kg olup daha fazlasını
taşıttırmayın.
-
Hayvanları ürkütecek, zarar
verecek, kızdıracak davranışlarda bulunmayın,
yemek vermeyin.
-
Parka izinsiz
ve gizlice girmeyin
-
Gücünüzün tükendiğini
hissettiğinizde kendinize zarar vermemek için
ısrarcı olmayın
-
Rota üzerinde işaretleme
yapmayın işaretleri sökmeyin yerini değiştirmeyin
-
Doğal park alanına
öngörülen kapılardan giriş çıkış yapın
-
Paraşüt,
kayak,
bisiklet, motorsiklet
balon ve benzeri aktiviteler yapılamaz.
(Eylül 2010 Tarihinde)
Doğal Park tarifesi:
|
|
HAKUNA MATATA
Tanzanya
denilince hep fakirlik, sarıhumma, sıtma gibi
hastalıklar akla gelir. (N.Tozkoparan'ın
röportajı)nda belirttigi gibi çok bereketli
toprakları ve altın rezervleri var.
Avrupa’nın birçok
ülkesi Tanzanya’da tarım yapıyor… İsrailliler
binlerce dönüm arazi alıp burada tarım
yapıyorlar.
Hollanda’yı Avrupa’da çiçek
pazarına hakim ülke olarak biliriz. Oysa
Hollanda’nın Avrupa’ya sattığı çiçeklerin yüzde
25’i Tanzanya’dan, yüzde 25’i Kenya’dan geliyor.
Her gün Amsterdam’dan bir uçak geliyor ve
çiçekleri doldurup götürüyor.
Ve en önemlisi de turizm.
Özellikle safari ve Afrika’nın en yüksek dağı
Kilimanjaro’ya tırmanmak Tanzanya için bir
sembol olmuş. Avrupalılar, Amerikalılar safari
yapmak için Tanzanya’yı tercih ediyorlar.
Nedeni de çok önemli… Çünkü
Tanzanya Afrika’nın en güvenilir ve en
istikrarlı ülkesi. Kabileler arası savaş yok.
Nüfusunun yarısı Müslüman yarısı Hıristiyan
olmasına rağmen dini çatışmalar yok.
Bağımsızlığını kazandığı 1964 yılından beri dört
cumhurbaşkanı olmuş. Bunların ikisi Müslüman,
ikisi Hıristiyan… Kimse kimsenin dinine
karışmamış. Kimse kimseyi rahatsız etmemiş.
Her şeye rağmen huzurlu,
mutlu, barışık yaşamayı başarmış bir topluluk…
Kendi dillerine göre “TAKMA KAFANA” anlamına
gelen Hakuna Matata günlük hayatta dillerine
pelesenk olmuş.
Tanzanya topraklarına ayak
bastıktan sonra bizde çoğu şeye HAKUNA MATATA
diyerek yola koyulduk.
Hedef 6000 ye yakin
olan Klimanjaro Uhuru zirvesi ( 5895 m)
Tur Güncesi
Hareket Cuma
1. gün Cumartesi |
Explorer
Firması’nın
organize ettiği
tura İstanbul,
Ankara, Antakya
ve Bodrum'dan
(ben) toplam 12
Kişi rehberimiz
Ercan
Kolbakır’la
birlikte 10 gün
sürecek olan
Klimanjaro
turunun
ilk
adımlarını,
İstanbul Atatürk
hava alanında
toplanarak atmış
olduk.
Hareket saati
18:45Kenya’nın
Başkenti Nairobi
hava alanına
sabah 02:00 gibi
vardık. Kenya da
vize
harcı olarak 25
USD ödedik.
Yeşil pasaportu
olanlar vize
harcı
ödemiyorlar.
Bizi bekleyen
araca
eşyalarımızı
koyduktan
20 dakika sonra
Nairobi
deki Safari Clup
Otelimize
gittik.
Ekiple
sabah kahvaltıda
toplandık.09:00
da Arusha’ya
hareket ettik.
Yol çalışması
nedeniyle. Bizim
Bitez dere
yatakları yolu
gibi safari yi
aratmayan 280
km lik yolu
yaklaşık 6
saatte
tamamladık. Ama
yolda ki
hareketlilik
inanılmazdı!
Güzel
alımlı Afrikalı
kadınların
renkli
gösterişli yerel
kıyafetleriyle
başlarında
taşıdıkları
eşyalarıyla anayolda hareket
etmeleri;
erkeğiyle,
kadınıyla,
çocuğuyla bir
yerlere göç
edercesine
yürümeleri,
sanıyorum günlük
hayatın bir
parçasıydı. Ve
trafik soldan
aktığı için…
sanki tüm
araçlar üstümüze
üstümüze
geliyordu. Saat
16:00 da
Tanzanya daki
Karibu oteline
yerleştik. Tam
bir saklı cennet
gibi olan mekan
görülmeye değer.
Odamızda
cibinlik olması
beni ve
partnerim
Selma’yı
rahatlattı.
|
|
|
2. gün Pazar |
Parkın girişi olan, Machame Kapısına saat 11:30
gibi vardık. Burada girişte hepimizin kaydı
yapıldı. Zaten bütün kamp boyunca, kayıt
altındayız. Gerekli izinler derken 13.30 yola
koyuluyoruz. 1800 m. rakımdan 6 saatte 18 km’lik
yol kat ederek. 3000 m. rakımdaki kampa
geliyoruz. Birde bakıyoruz ki… Çadırlarımız
kurulmuş. Toplantı çadırı hazır. Masalar
sandalyeler. Ekose masa örtüsü serilmiş. Akşam
yemeği bizi bekliyor.Çorba, tavuk ve pilavdan
oluşan, tropikal meyvelerle taçlandırılmış menü
herkesi kendisine getiriyor. Güler yüzlü
Afrikalı sıcak insanlara, Ahsante (teşekkürler)
demekten başka bir şey diyemiyoruz. |
|
3. gün Pazartesi |
|
Machame
Kampından,
hareket
ediyoruz. Çevre
olağanüstü güzel
ve etkileyici, 9
kmlik parkuru
5.5 saatte
alarak 3.850
rakıma
Shira
kampına
varıyoruz. Bu
arada bol bol
sıvı almaya
çalışıyoruz.
Tropikal
ormandan yavaş
yavaş
uzaklaşıyoruz.
Biz de daha ağır
hareket etmeye
başladık. Akşam
ki menümüz de
harika!
Çadırlara
çekiliyoruz.
Yorgunuz.
|
|
|
4.gun Salı |
Bugün yüksek irtifa uyumu
için önemli bir gün, 4600 m
yüksekliğe çıkıp.
Sonra tekrar 3950 metreye ineceğiz. Sıvı almaya
devam 15.30 gibi Barranco kampına varıyoruz. Bol
bol resim çekmeye çalışıyoruz. Rehberimiz
Ercan’ın enerjisi sayesinde hepimiz gayet
iyiyiz. Yarın sabah 06:00 da kalkıp 07:00 de
yola koyulacağız Barranco
Wall adı verilen
duvarı erken saat'te çıkmamız gerekiyor.
Çadırlara çekiliyoruz. |
|
5.gün Çarşamba |
Saat 07:00 Grubumuz hazır. 3950 rakımdan, 4150 m
Karanga kampına veoradan, Barafu kampı 4600 m
ulaşacağız. Duvar denilen yer gerçekten dik bir
yer. Ama o derece zevkli…Dikkatli bir şekilde
yavaş yavaş acele etmeden çıkmaya
başlıyoruz.Yağışta burası çok tehlikeli
olabilir. Zaman zaman ellerimizi kullanıyoruz.
Burayı aştıktan sonra, kartal yuvasını anımsatan
geniş bir platoya varıyoruz. Burada 15 dakika
mola veriyoruz. Yükseklik hissi çok güzel. Yola
devam… Saat 13:00 de öğle yemeği molası, Düşünün
Erciyes dağının zirvesindesin hatta
biraz daha yukarıda 4150 metrede masa ve
sandalyede oturmuş öğle yemeğini yiyorsun. Bu ne
güzel bir keyif. Öğleden sonra 16:00 gibi
kampa varıyoruz. Yine kayıt yaptırıyoruz.
Çok yorgunuz. Burada çadır yerleri daha az
bizden başka da gruplar da var oldukça kalabalık
olduk. Benim çantam gelmedi bekliyorum.
Çadırımız hazır. Bol bol resim çektim burası
zirveden önce kalacağımız son yer kalmak
denilirse saat 12:00 zirve yürüyüşümüz olacak.
Akşam toplantı çadırımızda her zamanki gibi
toplandık. Akşam yemeği ardından, çadırlarımıza
çekildik. |
|
6.gün Perşembe |
Büyük gün.! Gece 11:00 hepimiz hazırız. Hafif
bir kahvaltıdan sonra… son hazırlıklar. Herkeste
bir heyecan. Rehberimiz Ercan’ın arkasına
koyulup 11 kişi ip gibi dizilip yürüyüşe
başladık. Kafa fenerleriyle yavaş yavaş çıkmaya
başladık. 4600 metre irtifada tam gece yarısı
yürüyüşe başlandı. Çadırın vermiş olduğu
sıcaklık 10 dakika sonra üzerimizden gidince..
sanki
buzdolabının derin dondurucu bölümünü açıp içine
girmiş kapağını kapatıp derin bir karanlığa
gömülmüş ve ağır ağır buz kalıplarının
arasında dolaşıyormuşum gibi hissettim.
.. öylesi bir soğuk. Ağrı Dağı zirvesinde bile
görmedim. Uyku hali hiç peşimizi bırakmadı. Ne
zaman ki gün ağarmaya başladı. Ohhh! dedik. Beş
altı adım atıp mola vererek. Hiç oturmadan
ayakta verilen molalarla zirve yoluna ulaştık.
Bekle Klimanjaro geliyoruz!
Özgürlük zirvesine adım attıkça sanki
uzaklaşıyor izlenimi moralimizi bozsa da
hareketlerimiz oldukça ağırlığından olsa gerek.
Nefeslerimiz yetmese de. Artık hedefe doğru
kilitlenmiştik. Ve nihayet Sabah 8:30
Zirvedeydik.İşte işin tadı zevki. Zoru başardık
diyorsun. Kedini zirveye çıkmaya ikna etmen
bütün yorgunluğunu unutturuyor. Zirve oldukça
kalabalık. Dünyanın çeşitli yerlerinden gelen
gruplarla aynı sevinci paylaşıyoruz. Nasıl bir
coşku nasıl bir heyecan, kutlamalar zirve
resimleri derken., kısa bir moladan sonra,
dönüşe başlıyoruz. Gece çıktığımız yolları
hiçbirimiz hatırlamayarak başlıyoruz inişe… İn
in bitmiyor arkadaşlar…Ve beş
saat sonra ana kamptayız. Bir saat
moladan sonra 3000 m kampına inmemiz gerekiyor.
Selmayla atıyoruz kendimizi çadıra biraz
dinlendikten sonra tekrar inişe başlıyoruz.
Tropik ormanların içine dalıp Mweka Kampına
varıyoruz. Hepimizin üzerinde tatlı bir
yorgunluk var. Yemek molası derken, erkenden
çadırlara çekiliyoruz. |
|
7.gün Cuma |
Yine erkenden kalkıyoruz. Kahvaltıdan sonra 4-5
saat sürecek bir yolumuz daha var. Burada bize
hizmet veren Afrikalı Guide Ernes'in ekibi tam
32 kisi, 5 gece ve gündüz bizi beslediler,
eşyalarımızı taşıdılar, çadırlarımızı kurdular.
Hep güler yüzlü sıcak insanlar olarak onları
hatırlayacağım. Hepsiyle vedalaştık.
Teşekkürelerimizi sundak. Finalde bize
okudukları şarkıyı paylaşıyorum.
KLİMANJARO ŞARKISI
Jambo!
Jambo bwama
Habari gani
Nzuri sana
Wagani
Mwakari bisku
Klimanjaro, Hakuna Matata
Yol
boyunca mırıldandığımız bu şarkıyla… Mili parkın
içinde yürüyüşümüze devam ettik. Parka
geldiğimizde çimenlerin üzerine attık kendimizi,
bize dağıtılan kumanyaları yedik. Çıkışta bize
verdikleri plaketi aldık. UHURU PEAK zirvesine
çıkan 84.120 nci kişi olarak kayıtlara
geçtim. Bizi bekleyen araca binip Tanzanyadaki
Karibu otel’e gittik. Duş alıp dinlendik. Akşam
kutlama yemeği enfesti. |
|
8.gün Cumartesi |
Ve safari başlıyor. İlkönce
yolda Massai kabilesinin yaşadığı yerleri
gezdik. Bizlere danslarıyla hoş geldiniz derken
birden aralarında buldum kendimi.
Nogorongoro Krateri, Dünyanın
en büyük krateri binlerce hayvanı barındıran bu
yer inanın görülmeye değer. Bu turun ardından,
Rift Valley yakınlarında Wilderness Hoteldeyiz
Bahçesi kahve ağaçlarıyla çevrili. Vahşi doğanın
ortasından kale kapılarıyla koruma altına
alınmış şato benzeri ve hakikaten nefis oteller
var. Sanki zaman tünelinden geçer gibi birden
hooop diye medeniyetin içine girip sabah tekrar
rüyadan uyanırcasına çıkıyorsunuz... Şömineli
odamızda keyifle güzel bir uyku çektik.
|
|
9.gün
Pazar |
Sabah 07:00 kahvaltı yaptıktan sonra Lake
Manyara milli parkına gireceğiz. Yaklaşık 3
saatlik safariden sonra alışveriş yapmaya
gidiyoruz. Sevdiklerimize birer
anı olsun diye, herkes kendi zevkine göre
alışveriş ediyor.Önümüzde uzun bir yolumuz var.
Yollar yine kalabalık ve renkli nihayet
Nairobiye varıyoruz. Saat 21:30 gibi dünyaca
ünlü Barbekü Carnivore Rest. Akşam yemeği
yiyeceğiz.Ancak
yol yorgunluğundan olsa gerek yemeğe
konsantre olamıyorum. Gece 11:30 da Nairobideki
otelimize dönüyoruz. Duş alıp biraz kendimize
geliyoruz. Çantalarımızı toparlıyoruz. Ve
ayrılış zamanı geldi. Alana gidiyoruz. Bir saat
gecikmeyle 03:40 da uçağımız hareket ediyor.
Hepimizin üzerinde tatlı bir yorgunluk var. Çok güzel keyifli bir
gruptuk. Dağları ve doğayı seven insanlar Selma,
Bekir, Süleyman, Tuba, Ayşen, Nihat, Işıl,
Ediz,Tezcan, Hakan ve Ercan başka etkinliklerde
görüşmek üzere! |
|
10.gün Pazartesi |
10:15 te İstanbuldayız. Bende (11:15) Bodrum'a
uçacağım. Her şey çok güzeldi. Ama en güzeli eve
dönüş... |
|
|
|
|